Hayallere hiçbir şey “Engel” değil

Yaşamımızın içinde doğuştan ya da geçirilen bir kaza sonucu bedensel veya zihinsel engeli olarak hayatına devam etmek zorunda kalan milyonlarca vatandaşımız bulunuyor. Oysa, onlar için engel diye bir kavram yok. Bizim yaptığımız pek çok şeyi yapabilmekte, bizim çalıştığımız gibi gayet rahat şekilde bilgisayar başında çalışabilmekteler.

Talip Küçükkaya, azmiyle göz dolduran o arkadaşlarımızdan biri. Fiziki olarak %90 engeli olmasına karşın hayata sımsıkı tutunan ve hedefleri çok yükseklerde olan biri o. Telefon kullanabiliyor, bilgisayar oynayabiliyor ve hatta kendi internet sitesini kurabiliyor.

Hayallere hiçbir şey “Engel” değil

Henüz 6 aylıkken havale geçiren ve birçok yetisini kaybeden 22 yaşındaki Konya doğumlu Talip Küçükkaya, hayata olan inancını yitirmeyenlerden. Okuma yazmayı kendi başına öğrenen, cep telefonu sayesinde teknolojik birçok ürüne de hakim olan Talip, şimdilerde kurduğu internet sitesiyle de kendisi gibi engeli bulunan vatandaşlarına yardım eli uzatmak istiyor ve kendisiyle aynı kaderi paylaşan arkadaşlarının sesini duyurmak için var gücüyle çalışıyor. “Çocukluğumda en çok telefonla ilgilenirdim. Bir telefonum vardı, 6 yıl kullandım ve her şeyi onda öğrendim. Ufak olmasına rağmen her şeyi bana öğretti.” diyerek engelleri nasıl aştığını anlatan Talip, arkadaşlarına da derman olabilmek için sponsor desteğine ihtiyacının olduğunu belirtiyor.

“En büyük hayalim yazılımcı olmak”

%90 engelli olmasına karşın herhangi bir insanın yapabileceği çoğu şeyi yapabilen 22 yaşındaki Talip Küçükkaya’nın en büyük hayallerinden biri ise yazılımcı olmak. Babasıyla birçok oyun oynadıklarını ve yazılıma ilgisinin buradan doğduğunu belirten Talip Küçükkaya “Babam, ben 8 yaşındayken bilgisayar aldı. Oyunları çok severdim. Oynayamıyordum ama babamın oynadıklarını izlerdim. Ondan bile büyük keyif alıyorum. Şimdiki oyunların grafikleri, çözünürlükleri yüksek olduğu için kaldırmıyor kendi bilgisayarım. Eski oyunları bile zor kaldırıyor. Ben sadece Metin2 oynayabiliyorum onu da iki parmağımla oynayabiliyorum, oyunda 91. Seviyeye ulaştım. Açıkçası babamdan da iyi oynuyorum. En büyük hayalim bir gün yazılımcı olmak ve oyun yapmak. God of War 4, Call of Duty gibi oyunlar yapmak istiyorum. Yazılım ve oyunlara çok düşkündüm. Elimdeki de 12 yıllık bir bilgisayar, bunları oynamaya ve yapmaya yetmiyor.” sözleriyle bir bilgisayar desteğine ihtiyacı olduğunun altını çiziyor.

Hayallere hiçbir şey “Engel” değil

Talip, kablosuz klavyesini tek parmağıyla kullanıyor.

3 Aralık Dünya Engelliler Günü, onları anlamamız için gerekli olan tek gün değil. Etrafımızda Talip gibi hayalleri, idealleri olan birçok vatandaşımız var. Tek dilekleri, çağrılarına kulak verilmesi. İsimsiz bilgelerden biri şöyle der: “Bir ülkenin gelişmişlik düzeyi ve kaldırımlarının yüksekliği arasında ters orantı vardır.” Elbette her ülkede her şey mükemmel değil. Asıl farklılık toplumun kendi engellilerine bakış açısında. Engelli olmak, bazı araç ve önlemlerle üstesinden teknik olarak gelinebilecek bir durum. Bu sadece ekonomik ve sosyal anlamda, toplumu rahatlatacak bir ödev değil, aynı zamanda toplumun sırtından atamayacağı bir görev.

Kazandıklarımız arasından göz kapaklarından başka bir şeyi kımıldatamayan, ancak çağ açan düşünce ve teorileriyle belki de insan türünün geleceğine yön verecek olan Stephen Hawking’ler de çıkabilir. 9. Senfonisini sağırlık döneminde besteleyen Beethowen da görme yetisini kaybeden usta yazar Cemil Meriç de. Ve belki de Talip gibi yazılımcılar da. En nihayetinde en büyük engel, engellenmektir.

 

Kaynak

Yorumunuzu Ekleyin